Bazıları kendini yüksekte sanır; oysa yükseldiği tek yer, başkalarının gözündeki değerinin düştüğü yerdir.

İnsan, makam sahibi olunca büyüdüğünü sanabilir. Biraz para kazanınca değişebilir, birkaç kişi etrafında pervane olunca kendini vazgeçilmez zannedebilir. Oysa unutulmaması gereken çok basit bir gerçek vardır: Hayat, kimseye sonsuza kadar aynı koltuğu, aynı gücü ve aynı alkışı vaat etmez.

Kibir, insanın kendisini olduğundan büyük görme hastalığıdır. Üstelik bu hastalığa yakalanan kişi, çoğu zaman tedaviye ihtiyacı olduğunu bile düşünmez. Çünkü o, herkesi küçümserken kendisini kusursuz sanır.

Selam vermeyi kendine yakıştıramayanlar, bir zamanlar selam bekledikleri günleri ne çabuk unutur! Bir makama oturunca eski dostlarını tanımayanlar, bir gün o makamdan kalkınca tanınmamaktan şikâyet ederler. Demek ki bazı insanların hafızası, koltuklarının ömrü kadardır.

Manisa Bitlisliler Derneği’nden yeni dönemde eğitim ve dayanışma hamlesi
Manisa Bitlisliler Derneği’nden yeni dönemde eğitim ve dayanışma hamlesi
İçeriği Görüntüle

Ey kendini bulunmaz Hint kumaşı sanan insan! Bir düşün bakalım; senden önce de bu dünyada nice insanlar geldi, geçti. Kimileri saraylarda yaşadı, kimileri emirler verdi, kimileri kendilerini dünyanın sahibi sandı. Bugün adları bile hatırlanmıyor. Dünya, kimsenin egosunu taşıyacak kadar küçük değil; ama herkesi yerli yerine koyacak kadar da büyüktür.

Kibirli insanın en büyük yanılgısı, çevresindeki kalabalığı kendisine duyulan saygı sanmasıdır. Oysa bazen insanlar seni sevdiği için değil, işine yaradığı için yanında durur. Bazen yüzüne gülenler, arkandan konuşur. Bazen de senin büyüklüğüne inandığın insanlar, yalnızca senin gücünden çekinir.

Alkışların kesildiği gün, gerçek değerinin ne olduğunu anlarsın.

Bir de kendisini eleştirilemez sananlar vardır. En küçük uyarıyı hakaret, en masum itirazı düşmanlık sayarlar. Çünkü kibir, insanın kulağını gerçeğe kapatır; gözünü de kendi kusurlarına kör eder. Herkesin hatasını görürler ama kendi yanlışlarına gelince koca bir sessizliğe bürünürler.

Oysa insanı büyüten, başkalarını küçültmesi değildir. Asıl büyüklük; makam sahibiyken mütevazı kalabilmekte, güçlü iken adaletli davranabilmekte, haklıyken bile karşısındakini incitmemektedir.

Unutmayın, başınızı dik tutmak başka, burnunuzu havaya kaldırmak başkadır. Birincisi onurdur, ikincisi kibir. Onur insanı yüceltir; kibir ise insanı kendi gözünde büyütürken toplumun gözünde küçültür.

Ve hayatın insana verdiği en acı derslerden biri şudur: Bugün yüzüne bakmadığın insanla yarın aynı kapıda karşılaşabilirsin. Bugün küçümsediğin kişiye yarın ihtiyacın olabilir. Bugün kendini herkesten üstün gördüğün yerden, yarın bir başkasının yardımını bekleyebilirsin.

Kibirli Insan

Çünkü hayatın terazisi şaşmaz; bazen geç tartar ama doğru tartar.

Son sözümüz şudur:

Kendinizi büyük göstermek için kimseyi küçültmeyin. Makamınıza güvenip insanları hor görmeyin. Gücünüzü merhametsizliğe, bilginizi böbürlenmeye, başarınızı başkalarını ezmeye alet etmeyin.

Zira insanın gerçek büyüklüğü, arkasından kaç kişinin yürüdüğüyle değil; önünden geçtiği insanların gönlünde nasıl bir iz bıraktığıyla ölçülür.

Unutmayın; insan yükseldikçe gölgesi küçülür, kibirlendikçe kendisi küçülür.

Ve bazen en büyük düşüş, bulunduğun yerden inmek değil, kendini herkesten üstün görürken insanlığından uzaklaşmaktır.

Kalemimizin derdi insanı kırmak değil, kendine getirmektir. Çünkü bazı gerçekler vardır ki tatlı sözle anlaşılmaz; biraz dokunmak, biraz düşündürmek gerekir.

Sevgi ve Saygılarımla...

Kibir Nasil Anlasilir

Kaynak: Naim Karagülle