Muzaffer Öztemeller yaptığı açıklamada;

Sayın Nalbant, ekonomik gerçeklerle yeni mi tanışıyorsunuz?

Ahmet Nalbant’ın bir işletme açılışında ekonomik şartlardan yakınmasını dinledim.

Öncelikle kendisini tebrik ediyorum. Çünkü vatandaşın yıllardır yaşayarak öğrendiği ekonomik gerçeklerle Sayın Nalbant da nihayet tanışmış.

Fakat konuşmasını dinlerken insan ister istemez şu soruyu soruyor:

Sayın Nalbant, siz bu ülkede yaşamıyor muydunuz da ekonomik şartların ağırlığını yeni fark ettiniz?

Bugün pazarda filesini dolduramayan emeklinin, çocuğunun okul masrafını hesaplayan anne babanın, ay sonunu getiremeyen çalışanın, kirasını ve faturalarını yetiştirmeye çalışan vatandaşın ekonomik şartların ne kadar ağır olduğunu bir açılış konuşmasından öğrenmeye ihtiyacı yok.

Onlar zaten bu ekonominin tam ortasında yaşıyor.

Asıl mesele, vatandaşın yaşadığı sıkıntıları kürsüden birkaç cümleyle tekrar etmek değil; o sıkıntıları gerçekten hissedebilmek.

Sayın Nalbant’ın konuşmasını dinlediğimde gördüğüm tam da bu samimiyet problemi.

Kusura bakmasın ama vatandaş geçim derdindeyken, ekonomik sıkıntıları sanki dışarıdan gözlemlediği bir toplumsal meseleymiş gibi anlatmak halktan ne kadar kopulduğunu gösteriyor.

Tuzu kuru olanın hayat pahalılığı üzerine konuşması kolaydır Sayın Nalbant.

Mesele, ayın son haftasında cebinde ne kaldığını hesaplayan vatandaşın sofrasına oturabilmek; pazarda etikete bakıp ürünü geri bırakan emeklinin ne hissettiğini anlayabilmektir.

Siz şimdi çıkıp “Ekonomik şartlar zor” diyorsunuz.

Günaydın Sayın Nalbant.

Bakırlıoğlu’ndan Özalper Açıklaması
Bakırlıoğlu’ndan Özalper Açıklaması
İçeriği Görüntüle

Vatandaş bunu dün öğrenmedi. Yıllardır biliyor.

Bu nedenle ben sizin açıklamalarınızda yeni bir ekonomik tespit değil, geç kalmış bir farkındalık görüyorum. Üstelik bu sözlerin samimiyetine inanabilmemiz için açılıştan açılışa ekonomik sıkıntılardan bahsetmekten daha fazlasını görmemiz gerekiyor.

Vatandaşın derdi bir açılış konuşmasının süsü değildir.

Gerçekten rahatsızsanız, gereğini yapın. Gerçekten vatandaşın halini anlıyorsanız, bunu yalnızca mikrofon gördüğünüz yerde değil, sorumluluk aldığınız her yerde gösterin.

Yok eğer kurdele keserken birkaç cümle ekonomi eleştirisi yapıp sonra herkes kendi hayatına devam edecekse, buna da “vatandaşın derdini paylaşmak” demeyelim.

Çünkü vatandaş artık kimin gerçekten kendisiyle aynı sofraya oturduğunu, kimin yalnızca o sofranın hesabını uzaktan yorumladığını gayet iyi görüyor." ifadelerine yer verdi.