Bir Ramazan ayına daha kavuşmanın huzuru var Manisa sokaklarında…
Mahalle aralarında iftara doğru artan bir telaş, fırın önlerinde uzayan pide kuyrukları, akşam ezanını bekleyen pencereler… Ramazan, bu şehirde yalnızca takvimdeki bir ay değil; mahalle kültürünün yeniden canlandığı, komşuluğun hatırlandığı özel bir zaman dilimidir.
Manisa’nın eski mahallelerinde Ramazan hâlâ aynı sıcaklıkla yaşanıyor. Kapı önlerinde kurulan mütevazı iftar sofraları, “Buyurun, bizimle açın” diyen komşular, çocukların iftar topunu bekler gibi heyecanla ezanı dinlemesi… Bu ay, mahalle olmanın ne demek olduğunu bize yeniden hatırlatıyor.
Ramazan aynı zamanda paylaşmanın ayı. Bu noktada Türk Kızılay’ın Manisa’da yürüttüğü çalışmalar, Ramazan’ın ruhunu en güzel şekilde yansıtıyor. Şehrin farklı noktalarında kurulan Kızılay iftar çadırları, her gün yüzlerce vatandaşımızı aynı sofrada buluşturuyor. Yalnız yaşayanlar, öğrenciler, yolda kalanlar ve ihtiyaç sahipleri bu sofralarda Ramazan’ın bereketini birlikte paylaşıyor.
Bununla da sınırlı kalmıyor. İhtiyaç sahiplerinin evlerine yapılan sıcak yemek dağıtımları, özellikle yaşlı, hasta ve yalnız yaşayan vatandaşlar için büyük bir anlam taşıyor. Kapısı çalınan her evde sadece bir yemek değil, aynı zamanda “yalnız değilsiniz” mesajı bırakılıyor.
"Bu sebeple, Manisa'lı tüm Hayırseverlere, hayrı ulaştırmada canla başla koşturan tüm Türk Kızılay camiasına şükranlarımızı sunarız..
Elbette bu Ramazan’ı, artan hayat pahalılığı ve geçim sıkıntıları gölgesinde karşılıyoruz. Ancak tam da bu yüzden Ramazan’ın öğrettiği dayanışmaya daha çok sarılmamız gerekiyor. Küçük bir yardım, samimi bir selam, hal hatır sormak bile bu ayın ruhuna katkıdır.
Unutmayalım; Ramazan sadece oruç tutmak değil, kalp kırmamayı öğrenmek, sabrı çoğaltmak ve merhameti büyütmektir. Manisa’nın mahallelerinden yükselen bu dayanışma ruhu, umudumuzu diri tutuyor.
Ramazan geldi, hoş geldi…
Şehrimize, mahallelerimize ve sofralarımıza hayır, bereket ve huzur getirmesini diliyorum.
Sevgi ve Saygılarımla...





